24 Şubat 2007 Cumartesi

19 Mayıs'ın Anlamı


BİZE GÖRE / Veysi SEVİĞ
Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından hemen sonra Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'na atanan Mustafa Kemal Atatürk, bir hafta sonra Yıldırım Orduları Grubu'nun lağvedilmesi (7 Kasım 1918) üzerine İstanbul'a dönmek zorunda kalmıştır. İşgal Kuvvetleri Komutanlığı'nın mütareke hükümlerinin uygulanmasını denetlemek üzere Doğu Anadolu'ya yetkili bir kişinin gönderilmesi istemine karşı Osmanlı Sarayı adına Mustafa Kemal Paşa bu göreve talip olmuş ve Erzurum'a 9. Ordu Müfettişi olarak atanmıştır. Yunan askerlerinin İzmir'i işgalinden dört gün sonra 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'a ayak basan Mustafa Kemal Paşa, Türk halkının geleceğine de ilk adımını atmıştır.


 Önce Samsun ve çevresinde oluşturulan kuvvetlerle, o sıralarda Pontos Devleti kurma çabasında olan çetecilere karşı önlemler alınmış kısa bir süre sonra Samsun'dan Havza'ya geçen Mustafa Kemal Paşa (28 Mayıs 1919) yayımlamış bulunduğu bir genelge ile Mondros Mütarekesi'ne karşı ilk harekatı başlatmıştır. (Havza Genelgesi) Havza Genelgesi işgal güçleri komutanlığı nezdinde tepki ile karşılanmış ve bu tepki saraya yansıtılmıştır. Bunun üzerine 8 Haziran 1919 tarihinde Mustafa Kemal, İstanbul'a çağrılmıştır.

Bu çağrıya uymayan ve doğruca Amasya'ya geçen Mustafa Kemal Paşa, Amasya Tamimi'ni yayımlayarak açık bir biçimde İstanbul Hükümeti'ne karşı olduğunu beyan etmiştir (21 Haziran 1919). Amasya Tamimi'nin yayımlanmasından sonra yaşanan süreç içerisinde ülkemiz düşman işgalinden kurtulma konusunda göstermiş olduğu birlik ve dayanışmada en önemli faktör Mustafa Kemal Paşa'nın kişiliği ve kararlılığı olmuştur.

Türk toplumunun istiklalini kazandırmak uğrunda girişilen uzun ve yorucu mücadelenin başlangıcı Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a ayak basışıdır. Mustafa Kemal Paşa bu günü yani milli mücadelenin başlangıcını daha sonraları gençliğe armağan etmiştir. Bu nedenle artık 19 Mayıs günü ülke çapında büyük bir coşku ile kutlanılan "Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı"dır.

Türk toplumunun geleceği Atatürk'ün buyruğu ile gençliğe emanet edilmiştir. Türk gençliği kendisine emanet edilen bu kutsal varlığı her türlü fedakârlığa katlanarak ebediyete kadar taşıyacaktır. Bu gerçek zaman zaman fiilen kanıtlanmaktadır. Çocukların ve gençlerin öncelikli olduğu bir toplum yapısının oluşumu için Mustafa Kemal Paşa tarafından verilen uğraş, günümüzde sadece yılda bir defa hatırlanan ve yaşanan bir olay olmaktan öteye bir ülkenin varlığını dünyaya duyuran toplumsal özelliği olan bir olay ve bir gerçeğin varlığı olarak kabul edilmelidir.

19 Mayıs, Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığa doğru yürüyüşünün ilk adımının atıldığı bir tarih olarak kayda düşmüş, bu tarihten sonra verilen ulusal bağımsızlık savaşı binlerce genç insanın bu topraklar uğruna canlarını vermeleri sonucunda zaferle taçlanmıştır. Türk halkının bağımsızlık savaşı iyi okunmalı ve öğrenilmelidir. Vatanın varlığına sahip çıkmanın ve topraklarımızı paylaşmak için acımasızca uğraş verenlerin, bu uğraşlarından vazgeçmelerine neden olan karşı koymanın her günü herkesçe bilinmeli ve öğrenilmelidir.Ancak, geleceği emanet edeceğimiz gençlerimize vatan sevgisinin verilebilmesi için yapılması gerekenlerin de kanımızca iyi bilinmesi gerekmektedir.

Günümüzde gençlerimiz üzerine oluşturulmaya başlanan siyasi akımların olumsuzlukları dikkate alındığında konunun ciddiyeti ve önemi daha açık anlaşılacaktır. Gençlere vatanı emanet eden bir eylem yapısından gençler üzerine politik çekişmeye veyahut da siyaset oluşturmaya yönelik eylemlere geçilmesini kabullenmek mümkün değildir. Gençlik üzerine oynanan oyunlara son verilmelidir. Gençlik bu ülkenin geleceğidir.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder